BLOG

BLOG DETAYI

  • Kategori : Kimya Mühendisleri
  • Yazar : İbrahim Kaplan
  • Tarih : 18 Ağustos 2014

Tarımsal Sulama Sularının Kimyası

Bilindiği üzere yurt genelinde tarımsal sulama suları baraj, göl, akarsu hatlarında ağırlıklı olarak sağlanmaktadır. bu alanda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı başta olmak üzere Belediyeler, DSİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve pek çok kurum sorumluluk sahibi olarak alıcı ortamlarda tarımsal sulama sularının kalite izlemesi ve korunması için projeler geliştirmektedir. 
Bu projelerin içerisinde son 9 yılda en çok ön plana çıkan proje AB (CFCU) destekli Nitrat Direktifi Projesidir. 
Bu proje genelinde 81 ilde 3000 alıcı ortamda tarımsal sulama sularının sürekli olarak kimyasal izlenmesi yapılmakta ve merkezi Ankara'da toplanmaktadır. 
Proje kapsamında tüm analiz noktalarında Palintest markalı Portatif ölçüm cihazlarımız kullanılmaktadır. 
2012 yılı itibari ile projenin 2. fazı devreye alınarak yurt genelinde daha aktif örnekleme ve analiz yapılabilmesi adına Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 20 adet tır mobil laboratuvar dizayn edilmiş ve aktif çalışır duruma gelmiştir. 
Palintest ekibi olarak bu projenin resmi aktörlerinde olmak ve analiz sistemlerinin tedarikçisi olmak şirketimizi grurlandırmıştır. 

Önemli Paylaşım:
bilindiği gibi yurdumuzda herhangi nehir bir noktadan doğar ve pek çok ilde kullanılarak nihai noktasına varır. aynı seleksiyon içinde bu nehir yada çaylar bir denizi, gölü besleyebilir. bu noktada projenin amacı nehir kaynağından itibaren kullanıcı illerde ne kadar kirliliğe maruz kalmış olduğudur. yani her il kendinden önceki ili denetim altında tutup, kendinden sonraki ile suyu nasıl aktardığının istatistiğini çıkarmak zorundadır. 
Bu proje kapsamında Türkiye Ziraat Odaları, Tarım Kredi Kooperatifleri de bu halkaya dahil olmuşlardır. Çünkü geçen zaman göstermiştir ki en büyük riski oluşturan 2 ana başlık oluşmuştur.

  1. Sanayiye bağlı kirletici atık tehdidi
  2. Yanlış Gübre kullanımına bağlı toprak kirliliği
Bunları teker teker ele alır isek ;
SANAYİ ATIKLARININ KİRLETİCİ ETKİSİ : Organize Sanayi Toplulukları, Ağır Sanayi Şirketleri, Evsel Atıksu Tesislerinin tüm atıkları nihai olarak bu noktaları beslemektedir. Ulusal ve Uluslararası normlarda arıtılarak deşarj edilmesi gereken bu atıklar maalesef yeterli derecede başarılı arıtılamamaktadır. Ağırlıklı olarak tespitler atıksu arıtma tesislerinin yükselen insan popilasyonu ve artan üretim karşısında kapasite yetersizliği sebeplidir. Bu Kapsamda tespit ve izleme amaçlı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2012/24 sayılı genelgesi ile yurt genelinde günlük atıksu kapasitesi 10.000m3 üzerindeki tüm tesislerin online izlenerek bakanlığa veri aktarımı yapmasını gündeme almış ve projeyi devam ettirmektedir. Bu proje kapsamında aktif olarak deşarj hatlarında Ph, Sıcaklık, İletkenlik, Çözünmüş Oksijen, Debi ölçümleri yapılmaktadır. Sistemin verimliliği ve daha aktif denetim için bu sistemler COD / KOİ (Kimyasal Oksijen İhtiyacı), AKM / suspended Solid (Askıda Katı Madde), Renk ölçüm parametreleri eklenmesi Bakanlığın Güncelindedir. Şirketimiz bu projede 2 yıllık Ar-Ge geçmişine sahiptir ve yurt genelinde 2014 itibari ile 70 Adet farklı noktada Online Gerçek Zamanlı Uzaktan Atıksu İzleme Sistemi kurmuş ve aktif çalıştırır durumdadır.
YANLIŞ GÜBRE KULLANIMINA BAĞLI TOPRAK KİRLİLİĞİ : Yıllardır yurdumuzda bilinçli tarıma geçiş mücadelesi verilmektedir. fakat aileden gelen geleneksel tarım yöntemlerinde alışa gelinmiş gübre kullanımları sebebi ile Türkiye tarıma uygun toprak kalitesi çok aşağılara çekilmiştir. Buna Büyük aile topraklarının 2.3. kuşaklara bölünerek geçmesi hem ekilebilir toprakların azalmasını hemde ürün çeşitliliği ve kalitesini düşürmüştür. Son 5 yıl itibari ile tüm çiftçilere toprak analizlerini yaptırma şartı koşulmuştur. burada amaç toprağın genel kondisyonunun belirlenmesi, ekilecek ürüne göre toprağın gübre ihtiyacının belirlenmesi, toprak ve ilkim istatistiklerine uygun olarak doğru ürün önerilerinin yapılması amaçlanmaktadır. Çok yerinde ve doğru bir gelişme olarak notlarımıza alabiliriz. Şu bakış açısı riskin ne denli büyük olduğunu bizlere gösterir. Çiftçi ekeceği ürün ile ilgili alışagelmiş bir gübre kullanır. alışagelmiş ilaçlama yapar. fakat aslında ürünü yetiştireceği toprağında kullandığı gübreye değil farklı bir besin takviyesine ihtiyaç duymaktadır. bu bilinmez. ve toprakta zaten fazlasıyla olan ve bitki tarafından tüketilemeyen bu gübre toprakta aşırı doygunluk yaratmaktadır. Sonrası maalesef felaket. çünkü sulama ve yağmur suları ile topraktaki bu aşırı doygunluk kimyasal kirletici olarak yeraltı su kaynaklarına karışmaktadır. Sonuç itibari ile verimsiz toprak, kalitesiz mahsul, çevre, toprak, sulama suyu, yeraltı su kaynakları total olarak kirlenmektedir. Benzer şekilde yanlış ilaç uygulamaları maalesef ki üründe aflatoxin birikmesine sebep olmaktadır. Türkiye'nin taze sebze ve meyve ihracatı göz önüne alındığında aflatoxin sebepli ürün satışlarımız durumu net olarak göstermektedir. 
Şirketimiz Palintest Patentli markası ile yerinde toprak analiz cihazları, organik gübre test cihazları gibi ihtiyaç duyulabilecek tüm ekipmanların tedarikçisidir. 
Saygılarımla Bilgilerinize Sunarım.

BLOG RESİMLERİ